Avrupa’nın büyük bölümü başta olmak üzere Kafkasya, Rusya, Kazakistan ve Türkiye’yi kapsayan geniş bir Palearktik yayılışa sahip, açık ve güneşli arazilerdeki çalılıklarda, nemli çayırlarda, dere kenarlarında ve bahçelerde yaşayan, dağlık bölgelerde 3.600 metre rakıma kadar bulunabilen bir örümcektir.
Belirgin bir cinsel iki biçimlilik gösterir, erkek 6-8 milimetre, dişi ise 15-17 milimetre uzunluğa ulaşır. Karnının üzerindeki meşe yaprağını andıran krem rengi veya sarımsı desen türün en belirgin ayırt edici özelliğidir. Karın zemini siyah olan bireylerde bu desen beyaz-siyah benekli bir görünüm alır, sarı zeminli bireylerde ise koyu kahverengi ağsı bir doku sergiler. Başı grimsi kahverengi tüylerle kaplıdır, keliserleri açık kahverengi, bacakları koyu halkalıdır. Karnı uzun ve oval biçimlidir, her iki ucu sivrilir.
Otsu bitkiler arasında veya çalılarda, yerden 0,5-1,5 metre yükseklikte dikey ve hafifçe eksantrik bir küre ağ kurar. Av beklerken ağın merkezinde başı aşağı bakacak şekilde uzun süre hareketsiz durur, bazen ağın dışında hazırladığı bir sığınakta beklemeyi tercih eder. Keliserleriyle enjekte ettiği zehir avını felç eder, ardından sindirim öz suları dokuları sıvılaştırarak dışsal sindirimi sağlar. Beslenmesinin büyük bölümünü böcekler oluşturur, geri kalanını ağ ipliklerine yapışan polen, mantar sporu ve hava planktonu gibi ince parçacıklar oluşturur, bu parçacıkları ağını onarırken yeniden örerek tüketir. Zehri, ağ kurmayan hareketli avcı örümceklerinkiyle karşılaştırıldığında görece az toksiktir, insan için tıbbi açıdan önemli kabul edilmez.
Erişkin bireyler mayıs-eylül ayları arasında görülür, cinsel olgunluğa yaz başında ulaşır. Çiftleşme öncesinde erkek bir sperm kesesi hazırlar ve bunu çiftleşme sırasında dişinin epigynumuna aktarır. Çiftleşme yaz aylarında gerçekleşir, yumurta bırakma ise erken sonbahara denk gelir. Yumurtalar genellikle ağaç kabuğundaki çatlaklar gibi korunaklı yerlere bırakılır, yavrular ağustos ayından itibaren yumurtadan çıkmaya başlar.
Tür geçmişte Araneus cinsi içinde sınıflandırılmış ancak genel görünüm ve erkek pedipalplerindeki belirgin farklılıklar nedeniyle 1942 yılında tanımlanan Aculepeira cinsine aktarılmıştır. Cins adı, “diken” anlamındaki aculeus ile bir başka örümcek cinsinin adı olan Epeira sözcüklerinin birleşiminden gelir. Tür epiteti ceropegia ise Yunanca keros (bal mumu) ve pege (kaynak) sözcüklerinden türetilmiş olup sırtındaki desenin şamdana benzer biçimine gönderme yapar. Benzer görünümlü Aculepeira armida‘dan, dişilerde geniş ve kısa, üçgen biçimli epigynum yapısıyla ayırt edilir.





