Akdeniz havzasından Orta Asya, Çin ve Myanmar üzerinden Yeni Kaledonya ile kuzey Avustralya’ya, kuzeybatı Afrika’dan Tanzanya ve Güney Afrika’ya kadar uzanan olağanüstü geniş bir coğrafyada, açık otlak, savan ve bahçe gibi alanlarda ağ ören, belirgin cinsiyet farklılığı gösteren bir örümcektir.
Türe adını veren loblu görünüm, dişi bireylerin karın kısmının kenarlarında yer alan derin girintiler ve çıkıntılardan kaynaklanır. Erkek örümcekler 5,2-7,5 milimetre boyunda kalırken, dişiler 16,8-25,5 milimetreye ulaşarak belirgin bir cinsel iki biçimlilik sergiler. Dişinin baş-göğüs kısmı parlak gümüş renktedir, karnı gümüş-gri tonda olup alt tarafı daha koyudur, bacakları ise siyah ve gümüş renkte belirgin halkalarla kaplıdır. Erkeklerde karın loblu değildir, sarımsı renkte ve alt tarafı daha koyu bir görünüm sergiler, bacakları ise sarı zeminde ince kahverengi halkalarla süslüdür.
Genellikle otlak ve çalılık bitki örtüsü üzerine, taşıyacağı ağırlığı destekleyecek kadar sağlam dallara alçak konumda büyük bir örümcek ağı kurar. Gün boyunca ağın merkezinde baş aşağı asılı bekler ve ağına genellikle zikzak desenli, kalın beyaz ipliklerden oluşan bir stabilimentum ekler, bu yapının avı çekme ve ağı büyük hayvanlardan koruma gibi işlevler taşıdığı düşünülür. Ağa takılan uçan böcekleri, özellikle düz kanatlıları avlayarak beslenir, avını zehirle etkisiz hâle getirdikten sonra sindirim enzimleriyle parçalayarak tüketir. Zehri insan gibi büyük memeliler için tıbbi açıdan önemli bir tehlike oluşturmaz, ısırık nadirdir ve yalnızca tahriş edildiğinde savunma amaçlı gerçekleşir. Kuşlar ve bazı yaban arısı türleri başlıca doğal avcıları arasında yer alır.
Türkiye’de Akdeniz Bölgesi başta olmak üzere ülkenin farklı illerinde (Sivas, Tokat, Malatya, Eskişehir, Gümüşhane, Nevşehir ve Tekirdağ dâhil) doğal olarak bulunan yerli bir türdür, dışarıdan gelen istilacı bir tür değildir. 2023 yılından itibaren tür fotoğraflarının “dünyanın en zehirli örümceği” iddiasıyla basında yaygın biçimde paylaşılması kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmuştur, oysa Argiope cinsi örümceklerin zehri insanlar için tıbbi açıdan önemli kabul edilmez.
Çiftleşme sonrasında dişi, yaklaşık 1.400 yumurta içeren tek bir yumurta kesesini kendi ağına ya da yakın bitki örtüsüne tutturur. Yumurtalar sonbaharda açılsa da yavrular kesenin içinde kalarak kışı geçirir ve ancak havaların ısınmasıyla ilkbaharda dışarı çıkar.





