Kuzey Yarımküre’nin büyük bölümüne sirkumpolarKuzey ya da Güney Kutbu'nu çepeçevre saran, kutup çevresinde her boylamda görülen yayılış. biçimde yayılmış, açık ve kireç bakımından zengin nemli alanlarda yetişen, çok yıllık ve herdemyeşil bir pteridofitEğreltiler, atkuyrukları ve benzerleri gibi tohum yerine sporla çoğalan damarlı bitkilerin genel adı.tir.
Gövdeleri genellikle 40 santimetreye, seyrek olarak 80 santimetreye kadar uzayabilir, çoğu zaman ise bundan çok daha kısa kalır. Bazı formları toprak üzerinde sürünerek yayılır, bazıları ise daha dik büyür. Koyu mavi-yeşil renkli, ince ve dokunulduğunda pürüzlü hissettiren gövdeleri dallanmadan tek parça hâlinde ya da tabandan dallanarak gelişir. Gövde düğümlerini örten kılıf siyah bir bantla işaretlidir, beyaz kenarlı koyu renkli dişçikler taşır. Gövdelerin ucunda genellikle yeşil renkli, siyah ve küt uçlu, 3-4 milimetre çapında küçük bir koni bulunur.
Açık, kireç bakımından zengin ve genellikle kışın su baskınına uğrayan alanları tercih eder, kumul çukurları, nemli kalkerli çayırlar, nehir kıyısı çakıllıkları, dağlık sulak alanlar ve taşlık göl kıyılarında yetişir. Rekabet gücü zayıf bir bitkidir, bu yüzden yoğun bitki örtüsüne sahip kapalı alanlarda değil açık yaşam alanlarında varlığını sürdürür. Gövdelerinde bulunan tiaminazB1 vitamini olan tiamini parçalayan enzim. enzimi B1 vitaminini parçaladığından, bitki büyük miktarlarda tüketildiğinde hem insanlar hem de çiftlik hayvanları için zehirleyici olabilir. Buna rağmen Anser caerulescens, Rangifer tarandus ve Cervus canadensis gibi bazı Kuzey Yarımküre omurgalıları zaman zaman gövdelerini kemirir, bazı böcek larvaları da gövde içinde beslenerek yaşam döngüsünü sürdürür.
Gövdelerindeki yüksek silisKum, kuvars ve çakmaktaşının ana bileşeni olan, bazı bitkilerin dokularında birikerek onları sertleştiren silisyum dioksit. oranı, İngilizcede “kazıyıcı sazlık” (scouring rush) adını da kazandırmıştır, çünkü bu özellik gövdeleri metal ve tahta yüzey parlatmakta veya kap kazımakta kullanılabilecek kadar aşındırıcı kılar. Türkiye florasında doğal olarak yetişen yedi Equisetum türünden biridir.
Değişken bir tür olup bazıları ayrı alt tür kabul edilen çeşitli ekotipBir türün; yaşadığı ortama uyum sağlayarak aynı türün diğer popülasyonlarından ayrışmış, belirli bir bölgeye özgü yerel biçimi.leri bulunur, subsp. variegatum ve subsp. alaskanum başlıca örnekleridir. Ulama otu ile doğal olarak melezleşerek Equisetum × mackaii‘yi oluşturur.





