Güney Afrika’nın güneydoğusunda, East London ile Port St Johns arasında kalan Doğu Kap kıyı ormanlarına özgü, yer altında kazarak yaşayan bir memelidir.
Altın köstebekler arasında en büyük boyutlara ulaşan türdür, baş-gövde uzunluğu erkeklerde 215-235 milimetre, dişilerde 208-229 milimetre arasında değişir, ağırlığı 410-500 gram civarındadır. Sırtı koyu parlak kahverengi, sarımsı kahverengi ya da grimsi kahverengi tonlarındadır, karın kısmı benzer fakat daha soluk renklidir, pençeleri ve dudak kenarları beyazımsıdır. Gözleri tüylü bir deriyle örtülü olduğundan görme yetisi yoktur, dış kulak kepçesi ve kuyruğu bulunmaz. Güçlü ön pençeleri toprağı kazmaya özel biçimde uyum sağlamıştır.
Başlıca besin kaynağı, dev solucanlar (Microchaetes cinsi) dâhil çeşitli yer solucanları ve çıyanlardır. Diğer altın köstebek türlerinin çoğunun aksine sıklıkla yer altında değil, orman tabanındaki yaprak döküntüsü içinde yüzeyde avlanır, geçtiği yerlerde karışmış toprak ve yapraklarla iz bırakır. Yaklaşık 10 metre uzunluğundaki yarı kalıcı tünelleri yüzey koridorlarıyla birbirine bağlıdır. Yumuşak toprakları, derin yaprak döküntüsünü ve sık alt bitki örtüsünü tercih eder, ticari orman plantasyonlarından kaçınır. Geceleri aktiftir, gündüz yüzeye çıkış yalnızca bulutlu havalarda görülen istisnai bir davranıştır.
Üreme mevsimine dair veri sınırlıdır, ekim ayında tek yavru doğumu kaydedilmiştir, gebelik süresi yaklaşık 3,5 ay olarak tahmin edilir. Dişi genellikle bir, bazen iki yavruyu tek başına büyütür. Kış aylarında birkaç yetişkin bireyin aynı yuvayı paylaştığına dair doğrulanmamış gözlemler vardır.
Evcil köpekler başlıca doğal avcısı olarak bilinir, rektum duvarına tutunan Heptamegacanthus niekerki adlı bir akantosefalHortumu üzerinde dikenler taşıyan ve omurgalıların bağırsağında yaşayan, diken başlı solucanlar da denen parazit solucan grubunun üyesi. parazitin de konakçısıdır. Ormanların tarım ve yerleşim amacıyla açılması, aşırı otlatma ve orman parçalanması popülasyonunu tehdit eder, tür şu anda sınırlı düzeyde koruma altındadır ve öncelikli bir koruma hedefi olarak ele alınmaz. Dwesa Doğa Rezervi gibi bazı korunan alanlar kalan popülasyonlar için sığınak işlevi görür.
Chrysospalax cinsi yalnızca bu tür ile Chrysospalax villosus olmak üzere iki türden oluşur, her ikisi de Güney Afrika’ya endemikYalnızca belirli bir bölgede doğal olarak yetişen, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan.tir. Familya adı Chrysochloridae, Yunanca “altın-yeşil” anlamına gelen bir kökten türetilmiştir, köstebeğin “altın” görünümü koyu kahverengi tüylerindeki metalik parlaklıktan kaynaklanır, tüylerin gerçek anlamda altın renkte olması gerekmez.





