Avrupa Yaban Eşeği

Equus hydruntinus

Familya: Atgiller (Equidae)

Cins: Equus

Tükenmiş
EX
EW
Tehlike Altında
CR
EN
VU
Tehdide Yakın
NT
Düşük Riskli
LC
Diğer
DD
NE
Korunma Durumu: Tükenmiş (EX) Doğada Tükenmiş (EW) Kritik Tehlikede (CR) Tehlikede (EN) Duyarlı (VU) Tehdide Yakın (NT) Düşük Riskli (LC) Yetersiz Verili (DD) Değerlendirilmemiş (NE)
Diğer İsimler
Türkçe
İngilizce
European Wild Ass

Orta PleistosenYaklaşık 2,6 milyon yıl önce başlayıp 11.700 yıl önce sona eren, buzul çağlarıyla bilinen jeolojik dönem.‘den Geç HolosenSon buzul çağının sona erdiği yaklaşık 11.700 yıl önce başlayıp günümüze kadar süren jeolojik dönem.‘e kadar Avrupa’nın büyük bölümünde ve Batı Asya’da yaşamış, Asya yaban eşeğiyle yakın akraba, soyu tükenmiş küçük yapılı bir memelidir.

İnce ve koşuya uygun bacaklara sahip, küçük yapılı bir atgildi. Kafatasında burun bölgesi Asya yaban eşeğine göre belirgin biçimde kısa ve orantılı olarak daha genişti, damak uzundu, burun girintisi daha kısaydı. Dişleri kafatası boyutuna oranla küçüktü ancak yüksek taçlıydı. Metakarp ve metatars kemiklerinin gövdesi de Asya yaban eşeğinden daha sağlamdı. Kısa ve geniş burun yapısı soğuk koşullara uyumla ilişkilendirilir.

Yarı kurak bozkır koşullarına uyum sağlamıştı. Ilıman iklimi tercih ediyordu ancak serin ve soğuk ortamlarda da bulunabiliyordu. Çalılık alanları seven gerçek atlarla otlakları seven sığırgiller arasında kalan açık yaşam alanlarında yaşardı. Mamut bozkırı ekosisteminin önemli bir parçasıydı ve Afrika savanında yaban eşeği ya da zebranın doldurduğu ekolojik nişi doldururdu. Dişlerindeki aşınma izleri ağırlıklı olarak ot yediğini, mevsimsel olarak çalı ve ağaç yapraklarını da tükettiğini gösterir. Mağara sırtlanlarının inlerinde kalıntılarına rastlanması, bu etoburların avı olduğunu düşündürür.

Paleolitik dönemden Demir Çağı’na uzanan arkeolojik alanlarda kesik izli kalıntılarının bulunması, hem modern insanlar hem de Neandertaller tarafından avlandığını gösterir. Fransa’daki mağara resimlerinde ve oymalarında, ayrıca Anadolu’daki Neolitik çanak çömlek üzerinde tasvir edilmiştir.

Geç Pleistosen’de özellikle Akdeniz çevresinde olmak üzere Avrupa’dan Orta Doğu’ya yayılmıştı, doğuda Volga ve İran’a, kuzeyde Almanya’da Kuzey Denizi yakınlarına kadar ulaşıyordu. Fosil kayıtları arasında Türkiye de yer alır. Son Buzul Maksimumu’ndan sonra yayılış alanı parçalandı, Holosen’de Tuna vadisi, güney İtalya ve güney Fransa gibi küçük bölgelere daraldı. Avrupa’da en geç MÖ 4.000-3.000 civarında Tuna çevresinde varlığını sürdürdüğü düşünülür. Soyu en geç Batı Asya’da tükenmiştir. Orta Anadolu’daki Çatalhöyük ve Çadır Höyük’ten elde edilen kalıntılar türün bilinen en genç örnekleridir, en genç örnek yaklaşık MÖ 748-406 arasına tarihlenir. Antik DNA çalışmasıyla bu Anadolu bireylerinin Avrupa yaban eşeği soyuna ait olduğu belirlenmiş, böylece türün arkeolojik kayıtlardaki son gözlemlerden yaklaşık bin yıl sonrasına kadar yaşadığı ortaya konmuştur.

Tür, 1907’de Regàlia tarafından Güney İtalya’daki Romanelli Mağarası buluntularından tanımlanmıştır. Tür epitetiBilimsel tür adının ikinci sözcüğü. hydruntinus, “Otranto’dan” anlamına gelir. Asinus alt cinsine ait kabul edilir ve bazı yazarlarca Equus hemionus hydruntinus adıyla Asya yaban eşeğinin alt türü sayılır. Sistematik konumu uzun süre tartışılmış, zebralara, eşeklere ve stenonid atlara yakın olduğu öne sürülmüştür. Kafatası ve antik DNA verileri ise Asya yaban eşeklerine yakınlığını göstermiştir. 2024’te yayımlanan tam genom çalışması, bütün güncel Asya yaban eşeği hatlarının birbirine bu türden daha yakın olduğunu, ayrılmanın yaklaşık 800-600 bin yıl önce gerçekleştiğini ve Holosen’de bu soydan Orta Doğu yaban eşeklerine gen akışı olduğunu ortaya koymuştur.