Orta ve Güneybatı Asya’nın çöl, step ve kurak otlaklarında yaşayan, atgillerden bir memelidir.
Erişkin bireyler 200-260 kilogram ağırlığında olup baş-gövde uzunluğu yaklaşık 2,1 metreye ulaşır. Postu kızıl kahverengi ya da sarımsı kahverengidir, sırtının ortasında boydan boya uzanan koyu, geniş bir çizgi bulunur. Evcil eşekten daha iri yapılı olup görünüş bakımından ata daha çok benzer. En hızlı memeliler arasında sayılır, kısa mesafelerde saatte 64-70 kilometre hıza ulaşabilir.
Otlar ve çeşitli çalılarla beslenen bir otoburdur, güçlü koku alma duyusunu su kaynaklarını bulmakta kullanır ve genellikle bir su kaynağından yirmi kilometreden fazla uzaklaşmaz. Sürüler hâlinde yaşar, sürüler bir baskın erkek ile birçok dişiden oluşur, yaşlı erkekler ise sıklıkla tek başına dolaşır. Gebelik süresi on bir-on iki ay sürer, tek yavru doğurur ve yavru yaklaşık iki yıl boyunca anasının yanında kalır.
Sümerlerin, atın evcilleştirilmesinden önce savaş arabalarını çekmek amacıyla Asya yaban eşeklerinden yararlandığı düşünülür. Geçmişte Orta Doğu’dan kuzey Asya’ya kadar çok daha geniş bir alana yayılan tür, avlanma ve yaşam alanı kaybı nedeniyle bu alanın büyük kısmından çekilmiştir, günümüzde İran, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Moğolistan, Hindistan ve Çin’de parçalı popülasyonlar hâlinde varlığını sürdürür. Altı alt türü tanımlanır, bunlardan Suriye yaban eşeği (E. h. hemippus) 1927’de soyu tükenmiştir.
Geleneksel olarak bu türün soyu tükenmiş bir alt türü sayılan Avrupa yaban eşeği, Geç PleistosenYaklaşık 2,6 milyon yıl önce başlayıp 11.700 yıl önce sona eren, buzul çağlarıyla bilinen jeolojik dönem. boyunca Batı Avrupa’dan Volga’ya, Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya kadar geniş bir alanda yaşamıştır. HolosenSon buzul çağının sona erdiği yaklaşık 11.700 yıl önce başlayıp günümüze kadar süren jeolojik dönem.‘de dağılım alanı daralarak Anadolu step bölgesi gibi açık yaşam alanlarıyla sınırlı kalmış, yakın tarihli paleogenomik çalışmalar Anadolu’daki bu popülasyonun MÖ 1. binyıla kadar, önceki kayıtlardan yaklaşık bin yıl daha geç bir tarihe kadar varlığını sürdürdüğünü ortaya koymuştur.





