Kuzey Amerika’nın doğu kesimine özgü, Nova Scotia’dan Ontario’ya, güneyde Louisiana ve Florida’ya kadar orman kenarlarında ve açık arazilerde yayılış gösteren, sarılıcı gövdeli çok yıllık bir asmadır.
Odunsu ve yaprak döken bir sarmaşık olup sülükBitkilerin tırmanırken tutunmasını sağlayan, ince ve sarmal biçimli organ.leriyle tırmanarak 12 metreyi bulan uzunluğa ulaşabilir. Olgun gövde ve dallardaki kabuk şeritler hâlinde soyulur. Yumurtamsı-kalp biçimli, genellikle üç lobYaprak ya da başka bir organın kenarında, girintilerle birbirinden ayrılmış yuvarlak çıkıntı.lu iri yaprakları 10-15 santimetre uzunluğundadır, üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi ise beyazımsı ya da pas rengi yoğun tüylerle kaplıdır. Diğer birçok asma türünden farklı olarak hemen her boğumda bir sülük ya da çiçek salkımı bulunur. Küçük, sarımsı yeşil çiçekleri yaklaşık 3 milimetre çapında olup tatlı ve misk kokuludur, haziran ayında bileşik salkımlar hâlinde açar.
Sarkık salkımlar hâlinde gelişen meyveleri mavimsi siyah renkte olup olgunlaştıkça koyu mora döner, çapı yaklaşık 2 santimetreye ulaşır. Kalın kabuğu sıkıldığında etli kısmından kolayca ayrılır, bu özellik türü “kaygan kabuklu” üzümler arasına sokar ve Avrupa kökenli asmadan ayıran belirgin bir özelliktir. Kendine özgü, yoğun ve misk kokulu “tilki” aromasıyla tanınır. Avrupa kökenli akrabalarının aksine mildiyöÖzellikle asmada görülen, yaprakta sarımsı lekeler ve alt yüzeyde küf benzeri bir tabaka oluşturan bitki hastalığı. ve filokseraya karşı doğal bir dirence sahiptir.
‘Concord’, ‘Niagara’, ‘Catawba’, ‘Delaware’ ve ‘İzabella’ gibi Kuzey Amerika’da yaygın üretilen birçok üzüm çeşidinin ana atasıdır, bu çeşitler başta meyve suyu, reçel ve jöle olmak üzere şaraplık dışı ürünlerde değerlendirilir. 19. yüzyılda Avrupa bağlarını kıran filoksera salgınından sonra dayanıklı anaçAşılamada, üzerine başka bir bitkinin parçasının (kalemin) tutturulduğu ve kök sistemini sağlayan bitki. ve melez çeşitlerin geliştirilmesinde önemli bir kaynak olmuştur. Kültür bitkisi olarak zamanla Avrupa’nın çeşitli bölgelerine taşınmış ve buralarda yer yer doğallaşmıştır, bu alanlar arasında Türkiye de yer alır.
Tür, İsveçli doğa bilimci Carl Linnaeus tarafından 1753 yılında betimlenmiştir. Kuzey Amerika’da yetiştirilen Vitis labrusca kökenli bağcılık çeşitlerinin büyük bölümü aslında bu türün asma ile melezlenmesinden elde edilir ve bu melez grup toplu olarak Vitis labruscana adıyla anılır.





