Malezya Yarımadası’na özgü olup Borneo ve çevresindeki Güneydoğu Asya yağmur ormanlarına doğal olarak yayılmış, tropikal iklimde yetişen bir ağaçtır.
Boyu genellikle 10-15 metreye ulaşır, gövdesi kısa ve 30-40 santimetre kalınlığındadır, genç dalcıkları kahverengi ve tüylüdür. Almaşlı dizilişli tüysü yaprakları 17-45 santimetre uzunluğunda olup 2-5 çift oval veya eliptik-mızraksı yaprakçık taşır, üst yüzeyi koyu yeşil ve hafifçe dalgalı, alt yüzeyi solgun mavimsi ve seyrek ipeksi tüylüdür. Yumurta biçimli, 5-7,5 santimetre uzunluğundaki meyvesi kırmızı, mor veya sarı renkli olup kısa, kalın ve etli çıkıntılarla kaplıdır, bu çıkıntıların tabanı geniş ve üçgenimsi, uç kısmı ise kısa ve serttir, bu özelliğiyle rambutanın ince ve uzun kıl benzeri çıkıntılarından ayrılır. Beyaz ya da sarımsı, saydam ve sulu eti tatlı ve aromatiktir, çekirdeği ise rambutandan farklı olarak çiğ tüketilebilir ve bademe benzer bir tada sahiptir.
İki evcikli bir türdür. Deniz seviyesinden 600 metre yüksekliğe kadar olan nemli tropikal alçak arazilerde en iyi gelişimi gösterir, günlük sıcaklığın 26-32 santigrat derece aralığında olduğu bölgeleri tercih eder, 18-38 derece aralığına tolerans gösterse de dona hiç dayanıklı değildir. Hafif, orta veya ağır dokulu, iyi drene olan, hafif asidik ile hafif alkalin arasındaki toprakları sever, yarı gölge veya gölgesiz koşullarda yetişebilir.
Meyvesi genellikle taze tüketilir, rambutan ve liçiden daha tatlıdır ancak Güneydoğu Asya dışında oldukça nadir bulunur. Tohumla üretim tercih edilmez çünkü fideler erkek bitki olabilir veya kalitesiz meyve verebilir, bu nedenle aşı ve hava daldırma yöntemleri yaygın kullanılır. Çekirdeğinden elde edilen yağ geleneksel olarak lambalarda yakıt olarak kullanılmış, kök kaynatması ise yerel tıpta ateş düşürücü amaçla değerlendirilmiştir. Meyve kabuğunun antioksidan içeriği ve laboratuvar ortamında kanser hücreleri üzerindeki etkileri son yıllarda bilimsel araştırmalara konu olmuştur.
Rambutan ile yakın akraba olup sıkça karıştırılır, iki tür arasındaki en belirgin fark meyve yüzeyindeki çıkıntıların yapısındadır. Pulasan adı, meyvenin iki elle bükülerek açılması geleneğine gönderme yapan Malayca pulas (“bükmek”) sözcüğünden türemiştir.





