Çin’in Yangtze Nehri’nin aşağı havzasına özgü, tatlı su kütlelerinde yaşayan, Alligatorgiller familyasından bir sürüngendir.
Yetişkin bireyler 1,5-2,1 metre uzunluğa ve 36-45 kilogram ağırlığa ulaşır, koyu gri ya da siyah renkli olup karın bölgesi dâhil tüm vücudu zırh gibi pullarla kaplıdır. Kısa ve geniş burnu hafifçe yukarı kıvrık uçla sonlanır, burun deliklerini ayıran kemiksi bir septuma sahiptir. Ağzında 72-76 diş bulunur, üst göz kapaklarında alligatorda nadiren görülen kemiksi plakalar taşır. Alligator’dan farklı olarak ayak parmakları arasında perde bulunmaz, kuyruğu ise akrabasına göre daha geniştir.
Kışı toprağa kazdığı inlerde geçirir, ilkbaharda uyanır ve yaz aylarında insanlardan ve sıcaktan kaçınmak için geceleri avlanan, gündüzleri barınağında dinlenen bir türdür. Fırsatçı bir avcı olup başta balık ve omurgasızlar olmak üzere kabuklu, midye, salyangoz gibi canlılarla beslenir, zaman zaman kemirgen, küçük memeli ve su kuşlarını da avlar. Çiftleşme mevsimi olan ilkbahar sonunda her iki cinsiyet de uzun mesafeli iletişim için gürleme sesleri çıkarır, bu koro davranışı bireylerin çiftleşmek üzere bir araya gelmesini sağlar. Dişiler çürümüş bitki örtüsünden 40-70 santimetre yüksekliğinde yuvalar inşa eder, bir yuvada genellikle 20-30 yumurta bulunur. Yumurtalar yaklaşık 70 gün boyunca 25-26 santigrat derecede kuluçkaya yatırılır, bu sıcaklık yavrunun cinsiyetini belirler. Yavrular eylül ayında yumurtadan çıkar, cinsel olgunluğa 4-7 yaşları arasında erişir, doğada 50 yılı aşkın, esaret altında ise 70 yıla kadar yaşayabilir.
Günümüzde yalnızca Anhui eyaletindeki birkaç bölgeye sıkışmış olup, yaban popülasyonu 1970’lerdeki yaklaşık 1000 bireyden 2001’de 130’un altına düşmüş, koruma çalışmalarıyla 2017 itibarıyla yaklaşık 300’e yükselmiştir. Sulak alanların pirinç tarlalarına ve barajlara dönüştürülmesi, geçmişte etinin ve organlarının geleneksel tıpta kullanılması amacıyla avlanması ve tarım ilaçlarının neden olduğu zehirlenmeler türün gerilemesindeki başlıca etkenlerdir. Çin’de 1972’den bu yana en yüksek koruma statüsüne sahip olup CITES Ek I listesindedir, esaret altındaki üretim merkezlerinde 20 binin üzerinde birey barındırılmaktadır. Çin edebiyatında antik dönemden bu yana yer alan tür, Çin ejderi imgesinin ilham kaynaklarından biri olarak da kabul edilir.





