Yeni Zelanda’ya özgü olan, Kuzey Adası’nın büyük bölümünde ve Güney Adası’nda Banks Yarımadası’na kadar uzanan kıyı ve alçak rakımlı ormanlarda yetişen, 15-20 metre boylanabilen bir ağaçtır.
Oluklu ve siyah renkli kabuğa, yayılan ve ince tüylerle kaplı dallara, güçlü ve hafif kırmızımsı renkli oduna sahiptir. Almaşık ile karşılıklıya yakın dizilimli, koyu yeşil ve parlak yaprakları tüysüz uçlu olup 80-260 milimetre uzunluğundadır, üçten yediye kadar yaprakçık çiftinden oluşur, yaprakçık ayaları 45-105 × 19-40 milimetre boyutlarında ve derimsidir, kenarları düz veya testere dişlidir. Çiçek durumuları 90-120 milimetre uzunluğunda olup çiçekler koyu kırmızı renklidir, erselik veya erkek organlı olabilir. Meyveler tüylü kahverengi tohum kapsülleri içinde oluşur, kapsül olgunlaştığında çatlayarak siyah tohumu saran kırmızı ve etli arili ortaya çıkarır, tohumlar 7-10 × 4-8 milimetre boyutunda ve yuvarlağımsıdır.
Tozlaşma stratejisi kesin olarak bilinmez, böcekler tarafından tozlaştırıldığı düşünülse de rüzgârla tozlaşma olasılığı da öne sürülmüştür. Cinsiyet sistemi de tam netlik kazanmamıştır, bireylerin erselik veya dişi olduğu düşünülmektedir. Tohumları karatavuk, kererū, kōkako, tūī ve öter ardıç gibi meyve yiyen kuşlar tarafından yayılır. Possum adı verilen istilacı memeliler yaprak ve meyvelerini yoğun biçimde tüketir, geyikler de daha az oranda bu bitkiyi otlar. Bitki hidrosiyanik asit içerdiğinden büyükbaş hayvanlarda zehirlenmeye yol açabilecek türler arasında sınıflandırılır, ayrıca yüksek alevlenebilirlik oranına sahiptir.
Maori halkı tarafından geleneksel olarak değerli sayılmış, özellikle tohumlarından elde edilen yağ statü sembolü olarak kabul edilmiştir. Bu yağ saç bakımında, vücut boyamada, kum sineklerini uzaklaştırmada, parfümeride, yara ve cilt hastalıklarının tedavisinde, kulak ağrısı gibi rahatsızlıklarda kullanılmıştır. Avrupalı yerleşimciler de yağı balina yağı ucuzlayana kadar makine yağlaması amacıyla kullanmış, odununu ise araba ve mobilya yapımında değerlendirmiştir. Meyveleri günümüzde likör üretiminde de kullanılır.
Cins adı Alectryon, Yunan mitolojisindeki bir askerin adından gelir, meyvenin kırmızı etli kısmının horoz ibiğine benzemesinden esinlenilmiştir. Tür epiteti excelsus, Latince “yüksek, ulu” anlamına gelir. Maori dilindeki tītoki adı ise Polinezya kökenli taputoki sözcüğünden türemiştir. Yeni Zelanda’nın ana karasında yayılan A. excelsus subsp. excelsus ve Three Kings Adaları’na özgü A. excelsus subsp. grandis olmak üzere iki alt türü tanımlanmıştır, tür Yeni Zelanda Tehdit Sınıflandırma Sistemi’nde “Tehdit Altında Değil” olarak değerlendirilmiştir.





