Kuzey Atlantik Okyanusu’nun kıyı sularına özgü, kayalık kıyılarda koloniler hâlinde üreyen bir deniz kuşudur.
Boyu 38-43 santimetre, kanat açıklığı 60-69 santimetre olup ağırlığı 505-890 gram arasında değişir. Üreme mevsiminde başı, boynu, sırtı ve ayakları siyah, karın bölgesi beyazdır, gözlerden gaganın ucuna kadar ince beyaz bir çizgi uzanır. Üreme dışı dönemde boğaz ve göz arkası beyazlaşır, yüzdeki bu çizgi belirginliğini yitirir. Kalın, yanlardan basık, künt uçlu siyah bir gagaya sahiptir. Nesli tükenmiş büyük dalıcı martının yaşayan en yakın akrabasıdır.
Başlıca besinini kum yılanbalıkları, Clupea harengus ve Mallotus villosus gibi balıklar oluşturur, bunlara ek olarak bazı kabuklular ve deniz solucanlarını da tüketir. Avını yakalamak için suya dalar, yavrularını beslemek için balıkları yuvaya taşır. Kuluçka döneminde besin aramak için denize 100 kilometreden fazla açılabilir, yavru besleme döneminde ise koloniye daha yakın alanlarda avlanmayı tercih eder. Çiftler ömür boyu birlikte kalır, kur sırasında gagalarını birbirine değdirir, karmaşık uçuş figürleriyle birbirlerini takip eder, kuluçka ve yavru bakımını eşler dönüşümlü olarak üstlenir.
Kanada, Grönland, İzlanda ve kuzey Avrupa kıyılarındaki kayalık adalarda tek yumurta yumurtlayarak üreyen türün küresel popülasyonu yaklaşık 700 bin çift olarak tahmin edilir, bu popülasyonun büyük bölümü İzlanda ile Britanya Adaları’nda yoğunlaşır. Kışın açık denizlere dağılır, bazı bireyler üreme alanlarından binlerce kilometre güneye göç eder, bu göçler sırasında nadiren Akdeniz’e kadar sokulan bireylere de rastlanır. 20. yüzyıl başlarında yumurta, tüy ve et amaçlı avcılık yüzünden birçok üreme kolonisinden neredeyse tamamen kaybolmuştur, günümüzde ise başlıca tehditlerini balıkçılık ağlarında hedef dışı avlanma, petrol kirliliği ve iklim değişikliğinin balık stokları üzerindeki etkileri oluşturur.
Cins adı Alca, Norveççe alke sözcüğünden, tür adı torda ise bu kuşa işaret eden Gotlandca yerel bir sözcükten gelir. Alca cinsinin günümüzde yaşayan tek üyesidir, cinse ait çok sayıda fosil tür Miyosen döneminden bu yana bilinir.





