Güney Myanmar’dan Malay Yarımadası üzerinden Sumatra ve Borneo’ya, güneyde Cava’ya kadar uzanan Güneydoğu Asya yağmur ormanlarına özgü, ağaç gövdelerinde ve kayalık yüzeylerde kök salarak yetişen sarkıcı gövdeli bir epifit bitkidir.
1,5 metreye kadar uzayabilen sarkıcı ya da hafifçe tırmanıcı gövdeleri, düğümlerinden kök salarak destek yüzeyine tutunur. Derimsi ve etli yaprakları karşılıklı ya da halka düzeninde dizilir, oval ile mızraksı biçimde olup 4-8 santimetre uzunluğa erişir. Dal uçlarında kümeler hâlinde açan boru biçimli çiçekleri 5-7,5 santimetre uzunluğunda, genellikle parlak kırmızı renkte ve sarımsı boğazlıdır, üst dudak parçaları alt dudaktan daha kısadır. Koyu bordo, hatta siyaha yakın renkteki kaliksten çıkan bu çiçekler, açılmadan önceki tomurcuk hâlleriyle bir ruj tüpünü andırır ve bitkinin Türkçe adının kaynağını oluşturur. Meyvesi, içinde tohum taşıyan silindirik bir kapsül olup yaklaşık 4 santimetreye ulaşabilir.
Epifit yaşam biçimine uygun olarak kökleri topraktan değil, ağaç kabuğu çatlaklarında biriken az miktardaki humuslu döküntüden, yağmur suyundan ve havadaki nemden beslenir. Kırmızı ve boru biçimli çiçek yapısı, kuşlar aracılığıyla tozlaşmaya uyum sağlamış bitkilerde sık görülen bir özelliktir. İlkbahardan sonbahara kadar aralıklarla çiçek açar, uygun ışık ve nem koşullarında yıl boyunca tekrarlayan çiçeklenme dönemleri görülebilir. Güçlü fakat doğrudan olmayan ışığı tercih eder, aşırı gölgede gelişimini sürdürse de çiçeklenmesi büyük ölçüde azalır.
Parlak yapraklı görünümü ve ruj tüpünü andıran çarpıcı çiçekleriyle dünya genelinde iç mekân süs bitkisi olarak yaygın biçimde yetiştirilir, sarkıcı yapısı nedeniyle özellikle askılı saksılarda tercih edilir. Türkiye’de de yaygın olarak satılan bitkinin çok sayıda kültivarı geliştirilmiştir, bunlar arasında turuncu-kırmızı çiçekli ‘Mona Lisa’, alacalı yapraklı ‘Variegata’ ve kıvrık yapraklı ‘Curly’ gibi çeşitler bulunur.
Tür ilk kez 1823 yılında botanikçi William Jack tarafından tanımlanmıştır. Tür epiteti radicans, Latincede “köklenen” anlamına gelir ve gövde düğümlerinden kök salma özelliğine gönderme yapar.





