Japonya’nın Honşu, Kyuşu ve Şikoku adalarına özgü, dağlık bölgelerdeki orman içlerinde ve dere kenarlarında yetişen küçük boylu, yaprak döken bir akçaağaç türüdür.
10-15 metre boylanabilen bu tür, sıklıkla çok gövdeli bir çalı görünümü de alır, gövdesi düz, koyu yeşilimsi-gri ile gri-kahverengi arası bir kabukla kaplıdır. Cinsin çoğu üyesinden farklı olarak yaprakları basit, loplanmamış, karşılıklı dizilişli, oval-uzunca biçimlidir, 7-15 santimetre uzunluğunda ve 3-6 santimetre genişliğinde olup 18-24 çift damardan oluşan tüysü damarlanma deseni ve testere dişli kenar yapısıyla akçaağaçtan çok gürgen (Carpinus) yaprağını andırır. Karşılıklı yaprak dizilişi, onu gürgenden ayıran en belirgin özelliktir.
Çiçekleri yeşilimsi sarı renkte, yaklaşık 1 santimetre çapında olup ilkbaharda yeni yapraklarla birlikte açan, 5-12 santimetre uzunluğunda sarkık salkımlar hâlinde toplanır. İki evcikli bir türdür, bu nedenle tohum oluşumu için hem erkek hem dişi bireyin bir arada bulunması gerekir. Döllenmiş dişi çiçeklerin ardından samara oluşur.
Tür, Japonya’ya özgü 22 akçaağaç türünden biridir ve Acer cinsi içinde kendine özgü Indivisa seksiyonunun tek üyesidir, tür adı da Latince “gürgen yapraklı” anlamına gelir. Anavatanında orman altı ve orman kenarı bitkisi olarak yetişir, hafif asidik ve iyi drene topraklarda gelişse de kireçli topraklara karşı tolerans gösterir ancak aşırı sıcaklardan hoşlanmaz. Batı’ya ilk kez 1879’da İngiltere’ye, 1892’de ise Charles Sargent tarafından toplanan tohumlarla Kuzey Amerika’ya (Arnold Arboretumu) tanıtılmış, günümüzde ilgi çekici yaprak yapısı nedeniyle park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir.





